Paratiroid bezleri, tiroid bezinin arka yüzünde yer alan, genellikle dört adet ve pirinç tanesi büyüklüğünde bezlerdir. Ürettikleri parathormon (PTH) kandaki kalsiyum ve fosfor dengesini düzenler. Bu bezlerin hastalıkları kemik, böbrek, sinir sistemi ve sindirim sistemini etkileyebilir.
Doç. Dr. İbrahim Demirci, Sabiston Cerrahi ders kitabının Türkçe baskısında “Paratiroid Bezler” bölümünün çevirmen yazarlarındandır; odak saptanamayan primer hiperparatiroidi olgularında 18F-kolin PET/BT kullanımı üzerine kongre sunumu bulunmaktadır.
Primer Hiperparatiroidi
Bir veya birden fazla paratiroid bezinin fazla PTH üretmesidir. Vakaların büyük çoğunluğunda neden, tek bir bezde gelişen iyi huylu bir tümördür (paratiroid adenomu). Sonuçta kan kalsiyumu yükselir.
Belirtileri
Günümüzde çoğu hasta, rutin kan tahlilinde kalsiyum yüksekliği saptanarak ve belirgin şikayeti olmadan tanı alır. Belirti verdiğinde şunlar görülebilir:
- Böbrek taşı, sık idrara çıkma, çok su içme
- Kemik erimesi (osteoporoz), kırık riski artışı, kemik ağrıları
- Halsizlik, yorgunluk, kas güçsüzlüğü
- Unutkanlık, depresif ruh hali, konsantrasyon güçlüğü
- Kabızlık, bulantı, mide ülseri
Tanı Nasıl Konur?
Kan kalsiyumu, PTH, fosfor, D vitamini ve böbrek fonksiyonları birlikte değerlendirilir. 24 saatlik idrarda kalsiyum ölçümü, benzer tabloya yol açan ailesel durumların ayırt edilmesine yardımcı olur. Tanı biyokimyasal olarak konduktan sonra, hastalıklı bezin yerini bulmak için boyun ultrasonografisi, paratiroid sintigrafisi ve gerektiğinde 4 boyutlu BT veya kolin PET/BT gibi ileri görüntüleme yöntemleri kullanılır. Ayrıca kemik yoğunluğu ölçümü ve böbrek taşı açısından görüntüleme yapılır.

Tedavi
Belirti veren veya kemik, böbrek etkilenmesi olan hastalarda kesin tedavi, hastalıklı bezin cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Belirli kriterleri taşımayan, hafif kalsiyum yüksekliği olan hastalar ise düzenli aralıklarla izlenebilir. Ameliyat kararı, endokrinoloji ve endokrin cerrahi işbirliği ile verilir.
Sekonder Hiperparatiroidi ve Hipoparatiroidi
Sekonder hiperparatiroidi, D vitamini eksikliği veya kronik böbrek hastalığı gibi nedenlerle PTH'nin dengeleyici olarak yükselmesidir; tedavi altta yatan nedene yöneliktir. Hipoparatiroidi ise PTH'nin yetersizliğidir; çoğunlukla tiroid ameliyatları sonrası görülür. Kalsiyum düşüklüğüne bağlı uyuşma, kas krampları ve kasılmalar ile seyreder; kalsiyum ve aktif D vitamini tedavisi ile yakın takip gerektirir.
Ankara'da Paratiroid Hastalıkları Değerlendirmesi
Güven Hastanesi'nde laboratuvar, nükleer tıp, radyoloji ve endokrin cerrahi birimleri aynı çatı altında bulunduğundan paratiroid hastalıklarının tanı ve tedavi süreci tek merkezde yürütülebilmektedir.
Sık sorulan sorular
Kalsiyum yüksekliği tehlikeli midir?
Hafif yükseklikler yıllarca belirti vermeyebilir; ancak uzun dönemde kemik erimesi ve böbrek taşına yol açabilir. Çok yüksek değerler acil tedavi gerektirebilir. Nedeninin araştırılması mutlaka önerilir.
Paratiroid adenomu kanser midir?
Hayır, paratiroid adenomu iyi huylu bir tümördür. Paratiroid kanseri oldukça nadirdir.
Paratiroid ameliyatından sonra ilaç kullanmak gerekir mi?
Başarılı ameliyat sonrası çoğu hastada kalıcı ilaç gerekmez. Ameliyat sonrası erken dönemde geçici kalsiyum desteği gerekebilir.
Bu sitedeki içerikler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için hekim muayenesinin yerini tutmaz.













